Bahreyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahreyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2011 Salı

Suyu ısınan diktatör halkını ateşe atıyor

On yıllardır tek adam yönetiminden başka bir şey görmeyen Arap halkları, Tunus halkının cesareti sayesinde ayağa kalkmaya başladı. Önce Tunus, Zeynel Abidin Bin Ali'yi gönderdi, ardından Mısır halkı yılların firavunu Hüsnü Mübarek'i tahtından indirdi. "Domino etkisi olur diğer ülke halkları da kendi diktatörlerini alaşağı eder" derken; Kaddafi, Ali Salih ve Esad koltuk uğruna halklarını katletmeyi mübah gördü. Tek adamlar suları ısındıkça, halklarını ateşe atmaya başladılar.

Tek adam ve tek parti yönetimi Arap halklarının kaderiymiş gibi hareket eden bu isimler; kendi ceplerini doldurmaktan, kendi adamlarını kayırmaktan, kendi istikballerini halkın geleceğinden önde görmekten başka hiç bir şey veremediler ülkelerine. Ellerine geçen yöneticilik fırsatını halkları uğruna en iyi şekilde değerlendirip adil ve özgürlükçü bir devlet adamı olarak anılmak yerine; zalim, ceberrut ve eli kanlı katil yöneticiler olarak anılacaklar. İşte gözlerimizin önünde şahit olduklarımız; bir yanda Libya diğer yanda Suriye, Bahreyn, Yemen... Biliyoruz; kolay değil bir devrime hayat vermek ama olacak inşallah... Devrim şehitleriyle yürüyecek zafere... 

21 Şubat 2011 Pazartesi

Bir inkılaptır bu, güneş gibi doğdu


Tunus'dan Mısır'a, Libya'dan, Bahreyn, Cezayir ve Yemen'e kadar koca bir İslam coğrafyası devrimler çağına girmenin heyecanı içerisinde. Bir uçtan bir uca; diktatörler, tek adamlar, firavunlar, zalimler, tiranlar, tağutlar birer birer yıkılıyor. Bize düşen; bu gelişmeleri doğru okumak, mazlum halkların yanında yer almak, dualarımızı eksik etmemek. Ne diyoruz; 1-2-3 daha fazla devrim...

19 Şubat 2011 Cumartesi

Göğe savrulan yumruklar, zalim gitmedikçe iner mi hiç

Bir uçtan bir uca Arap halkları ayakta. İslam dünyasının sessizleri, yetimleri, mazlumları, ezilmişleri, yok sayılmışları ses yükseltiyor, isyan bayrağını dalgalandırıyor. Yemen, Bahreyn ve Libya'dan dalga dalga isyan haberleri geliyor. Tunus'un tutuşturduğu, Mısır'ın harladığı devrim ateşini Arap dünyasının gençleri bir umut büyütüyor. Mısır ve Tunus'taki halk devrimlerinden cesaret alan muhaliflerin salı gününden bu yana protesto gösterileri düzenlediği Libya'da gerilim her geçen gün tırmanıyor. Arap dünyası ve Afrika'nın en uzun süreli iktidarda kalan diktatörü Muammer Kaddafi'nin koltuğu sallanmaya başladı. Kaddafi'ye hiç bir zaman pirim vermeyen Bingazi şehrinin başı çektiği isyan dalgası, ülkenin bir çok şehrine sıçramış durumda. 41 yıllık diktatör Kaddafi ise halkının sesine kulak vermek yerine, göstericilerin üzerine ateş edilmesi emrini verdi. Şimdiye kadar 100'e yakın Libyalı devrim yolunda hayatını kaybetti. Arap dünyasının en fakir ülkesi Yemen'de de on binler, diktatör Ali Abdullah Salih'in istifası için kıyama geçmiş durumda. 10. gününe giren protestolarda ülkeden çatışma haberleri gelmeye devam ediyor. Şimdiye kadar 10'a yakın Yemenlinin polis kurşunuyla hayatını kaybettiği ülkede, muhaliflerin üzerine el bombaları atılıyor, gerçek mermiler kullanılıyor. İnci meydanını dolduran Bahreynliler ise ordunun sert müdahalesi ile karşılaştı. ABD'nin en sadık müttefiklerinden olan Bahreyn, yıllardır kral zulmü altında inliyor. Rejim güçlerinin silahlı saldırısı sonucu yaralananları hastanelere taşımaya giden ambulansların tanklar tarafından durdurulduğu, yaralıları tedavi etmeye çalışan sağlık görevlilerinin de polislerin saldırısına uğradığı bilgisi geliyor ülkeden. 

On yıllardır tek adam yönetimleri altında, zilletin, yoksulluğun, sömürünün her türlüsünü yaşayan Arap halkları onurlarını geri kazanmanın telaşında. Biliyoruz ki; bu isyan ateşi kolay kolay sönmeyecek. Aynen grup Yürüyüş'ün Özgürlük türküsünde dillendirdiği gibi:


dağlardayız biz ovalarda
makinâ başında sıralarda
sürdürüyoruz kavgamızı
zalîmler boğulaya...
***
alev alan ateş söner mi hiç
özgürlük türküleri biter mi hiç
göğe savrulan yumruklar
zalim gitmedikçe iner mi hiç
***
haydin çocuklar, gençler, kadınlar
yükseltelim feryadımızı
Allah sözünü hakim kılmak için
tağutları yıkalım...

17 Şubat 2011 Perşembe

Tunus ve Mısır'dan esen rüzgar, Arap coğrafyasını ateşliyor


Başka bir yazının konusu olacak ama sonra söyleyeceğimi şimdi diyeyim; Arap dünyasına, daha genelde İslam dünyasına bu diktatörlükler, bu tek adam yönetimleri, bu krallıklar, hanedanlıklar, bu despot, caberrut, sıkı yönetim aşığı, bu ABD İsrail kuklası yönetimler hiç yakışmıyor. Hepsinin bir an önce halkını önemseyen yönetimlerle yer değiştirmesini bekliyorum. İşte bu istikamette Tunus ve Mısırlıların başını çektiği halk hareketlerine Cezayir, Yemen, Libya ve Bahreyn halklarının katkı sunmasını önemsiyorum. Tek adamların hüküm sürdüğü, olağanüstü hallerin olağan halde yaşandığı, sosyal adaletin, özgürlüklerin, şeffaflığın, fırsat eşitliğinin olmadığı Arap coğrafyası bir baştan bir başa kendi gücünü keşfetmenin, zorbalığa, haksızlığa, diktatörlüğe karşı çıkmanın heyecanını yaşıyor. 
*1991'deki askeri darbenin ardından cuntanın sadık adamı Abdulaziz Buteflika tarafından yönetilen Cezayir diken üstünde. 
*30 yıldır diktatör Ali Abdullah Salih'in yönetimindeki Yemen'de gösterilerin ardı arkası kesilmiyor. 
*1971 yılından bu yana Şeyh Halife Bin Sallah'ın görevde olduğu Bahreyn halkı ayakta. 
*41 yıldır Muammer Kaddafi'nin tek adam olduğu Libya'da tüm baskılara rağmen halk sesini duyurmanın telaşını yaşıyor.
On yıllardır ABD desteğiyle ya da ABD korkusunu istismar ederek hüküm süren diktatörler, yıkılacakları günün yaklaştığını an be an hissediyorlar. Halklarının meşru taleplerine kulaklarını tıkayan, sadece kendi ailesi, kabilesi ve partisinin isteklerini yerine getiren tek adamların koltuğu sallanıyor artık. Tunus ve Mısır halkı bunu başardı. Umarım Cezayir, Libya, Bahreyn, Ürdün, Yemen, Suriye halkları da bu zoru başarırlar ve demokrasi yolunda önemli bir adım atarlar.