Raşid Gannuşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Raşid Gannuşi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2011 Salı

Tunus'ta seçimleri halk kazandı

Arap Baharı'nın ilk kıvılcım verdiği ülke olan Tunus'ta yeni anayasayı yapacak kurucu meclis için ilk seçim dün yapıldı. 24 yıllık Zeynel Abidin döneminin sona ermesinin ardından yapılan bu ilk demokratik seçimlerden beklenildiği gibi Nahda Hareketi birinci parti olarak çıktı. Tunus halkı, tüm korkutma ve yanlı yönlendirmelere karşın Raşid Gannuşi'nin liderliğindeki Nahda Hareketi'ne güvendiğini deklare etmiş oldu. Bu seçim ve sonuçları, Arap Baharı'nın seyri açısından çok önemli. Tunus, demokratik yürüyüşünü kesintisiz ve kayıpsız geçerse, bu başta Mısır ve Libya olmak üzere tüm Arap ülkelerine olumlu yansıyacaktır. Tek adam yönetimi altında sesinin çıkmasına müsaade edilmeyen muhalefet, şimdi özgür ve adil bir Tunus için kolları sıvayıp, bölgenin ilk demokratik yönetimini oluşturmalı. 

Sürgünden döndükten sonra iki kez Türkiye'ye gelen Raşid Gannuşi, partisine Türkiye'yi örnek aldığını söylüyordu. Demokrasi mücadelesinde gösterdiklkeri çaba için Erbakan ve Erdoğan'a duyduğu sempatiyi her fırsatta dile getiriyordu. Gannuşi, yıllardır sürdüğü mücadelesinde nihayet hak ettiği karşılığı aldı. Tunus, kendi evladına kucak açtı, onu geleceğin Tunus'unu inşa etmesi için yetkilendirdi. Allah utandırmasın...  

10 Şubat 2011 Perşembe

Olaylar, cahilliğimizi gözler önüne serdi

Tunus ve Mısır'da yaşanan olaylar, başta ortadoğu coğrafyası olmak üzere bölgeye ne kadar bigane kaldığımızı gözler önüne serdi. Tunus'a dair bildiklerimiz yok denecek kadar az. Tunus deyince aklımıza gelen yegane figür; NAHDA Hareketi ve onun sürgündeki lideri Raşid Gannuşi. Türk kamuoyu ve medyası ne yazıkki ne bu hareketi, ne de liderini tam anlamıyla yorumlayacak, analiz edecek, oturup hakkında 4 satır yazı kaleme alacak yetkinlikte değil. En bilgili gördüklerimiz, batılı gazete ve dergilerden tercüme yoluyla bir şeyler yazabiliyor. Onun ötesine geçenimiz ne yazık ki yok. Bu konularda Mısır'a dair bilgilerimiz de küf tutmuş derecede eski ve eksik. Olayların çıkmasıyla birlikte Türk medyasının bölgeye dair yaptığı yayınları takip etmeye çalışıyorum. Durum ne yazıkki iç açıcı değil. Mısır siyasetine dair "Müslüman Kardeşler" diye bir şey duymuşuz, kurucusunu hasbel kader öğrenmişiz ama haklarında derinlikli bir bilgiye sahip değiliz. Şöyle dört başı mamur bir Müslüman Kardeşler analizi okumaya hasret kaldık. "Hah işte yazılmış. Bunda kesin güzel şeyler var" dediğimizde bile fahiş bilgi yanlışları göze çarpıyor. Hareketin kurucusu Hasan El Benna'dan bahsediliyor, adamın nasıl öldüğü konusunda dahi yanlış bilgi veriliyor. Böyle kaç yazı okudum; Benna'nın Mısır yönetimi tarafından idam edildiğini anlatan. "Cahilliğin bu kadarına pes doğrusu" diyor insan. Yeri gelmişken aktarayım; Hasan El Benna, Şubat 1949'da Kahire'de bir suikast sonucu öldürüldü. Kan kaybından ölmesi için hastaneye götürülmesine dahi izin verilmedi. İdam edilen Müslüman Kardeşler üyesi ise, Seyyid Kutub'tur.

Son yıllarda sayıları hızla artan haber kanallarımız da ne yazıkki yaşananları yansıtmak konusunda sınıfta kaldı. Tahrir meydanına milyonlar toplanmış. Mısır alev alev devrim ateşi ile yanıyor ama bizim haber kanallarımız başka bir gezegenden yayın yapıyor sanki. Allah'tan El Cezire var da, ne olup bittiğini öğrenebiliyoruz. Türk medyasının bu tarz konularda reaksiyon gösterememesinin nedenleri iyi araştırılmalı. Önümüzdeki günler daha nice önemli olaylara gebe. Kendimizi ve bilgimizi gelişen dünyaya göre ayarlamalıyız. Yoksa avallıktan başka bir pay düşmez payımıza...

30 Ocak 2011 Pazar

Tunus'dan iyi haberler geliyor

Tunus'dan iyi haberler gelmeye devam ediyor... Zalim Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesinin ardından, normalleşme yönünde adımların atıldığı Tunus'da rejim muhalifi Tunus İslami Hareket Partisi'nin (NAHDA) sürgündeki lideri Raşid Gannuşi ülkesine döndü. Gannuşi'yi havalananında binlerce Tunuslu sevinç gösterileri ile karşıladı. Gannuşi'nin yıllar sonra ülkesine dönmesi önemli bir gelişme. Tunus'un demokrasi yolunda atacağı adım açısından önemli bir kilometre taşı. Her röportajında kendisine Türkiye'deki demokrasi mücadelesini örnek aldığını belirten Gannuşi, Erbakan başta olmak üzere Erdoğan ve Kurtulmuş'un siyasi yürüyüşünün NAHDA'ya büyük örneklik teşkil ettiğine vurgu yapıyordu. Tunus için önemli olan "adalet ve demokrasiden" taviz verilemeyeceğini belirten Gannuşi, en kısa zamanda seçimlerin yapılmasını ve Tunus halkının seçimine rıza gösterilmesini istiyordu. 

22 yıldır İngiltere'de sürgünde vatan hasretiyle yaşayan Raşid Gannuşi'nin ülkesine sevinç gösterileri eşliğinde dönmesini önemsiyorum. İnşallah, zoru başaran Tunuslular, bundan sonra ülkeleri için birlik olup, ortaya adil ve demokratik bir Tunus çıkarırlar.